„TÜRK‘ ÜN KANADI“ AHAL TEKE VE TARİHİ

 

Ahal Teke bir Türkmen atıdır ve anavatanı da Türkmenistan’dır. Güney Türkmenistan‘ da yapılan araştırmalar sonucu İ.Ö. 2400 yıllarına ait uzun boylu düzgün ve orantılı bir kemik yapısına sahip iskelet kalıntıları bulunmuştur. Yine Güney Türkmenistan’da bulunan Altıntepe, Yassıtepe ve Kermençetepe’de arkeolog B. A. Kuftin tarafından yapılan kazılarda elde edilen buluntularda, M.Ö. III ve II. yüzyıllara ait ince incikli atların kemikleri bulunmuştur; Bilim insanlarına göre bu kemikler yabani hayvanlardan daha çok evcilleştirilmiş ve saygı duyularak gömülmüş at kemiklerine aittir.

Büyük İskender Asya Seferi’nde bu atların süratine ve güzelliğine hayran kalmış, Orta asya Türklerinin Çin’e karşı savaşlarında büyük rol oynamıştır. Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugat’ı Türk’te, ”Dört ayağı yerden kesildiğinde üç saniye havada kalabiliyor. Bu sırada avcı sarsıntısız atış yapabiliyor.” dediği, “Türk’ün kanadı” olarak değerlendirdiği, Manas ve Dede Korkut Destanlarında adı geçen at da yine Ahal Teke’dir.

15 ve 16. yüzyılda Ahal teke atlarının ünü bütün dünyaya yayılmıştır. Rusya’da tanınmasıyla birlikte Rus zenginleri tarafından satın alınır. Ruslar bu ata, uzun boylu, değerli asya atı anlamına gelen ve Türkçe kökenli olan „Argamak“ adını vermişlerdi. Rusya’da en iyi damızlık atlar bu ırktan kullanılmıştır. Boinov (Boynov) aygırı günümüzde Rusya’da yetiştirilen Ahalteke’lerin atasıdır. Rus askerlerinin Ahal teke atlarına olan ilgisi Türkmenlerin ata bağımlı geleneksel yaşam biçimlerinden gelir. Ruslar bu ırkı geliştirmek ve irileştirmek için İngiliz safkanları ile çiftleştirme de bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Günümüzün en kıymetli İngiliz at ırklarının atalarından biri olarak kayıtlara geçen “Byerley Turk”ün ırkı da yine 1686’da İngiltere’ye götürülen Türk atı Ahal Teke’dir.

Yaşayan en eski at ırklarından olan ve ‚Altın At‘ olarak da bilinen Ahal teke, adını Türkmenistan’daki bir bölge ve aşiretten alır: Akhal adı, bugünkü Türkmenistan da Pers İmparatorluğu’nun da bir parçası olan Kopet dağlarının eteklerinde bulunan bir vahadan gelmektedir. Orta Asya tarihi boyunca sürekli değişen ticaret ve savaşlar dolayısıyla kurulmaya çalışılan egemenlikler, Ahal vadisine ulaşamamıştır.
Öte yandan Teke kabilesi Hazar Denizi’nin batısında yer alan dağların güneyinde ve Karakum Çölü’nün kuzeyine yerleşmişti ve bu doğal korumalı bölge burada yetiştirilen
Ahal teke atlarının genetik özelliklerinin korunmasını sağlamıştır.

Ahal teke eşsiz ve hiç bir at cinsinde görünmeyen karakteristik özelliklere sahiptir: Kafası uzundur. Geniş bir alnı, anlamlı bakan iri badem gözleri, dar ve dik kulakları, uzun ve yüksek bir boynu ve dar bir göğsü, uzun ve güçlü bacakları vardır. Vücudu uzun ve eğimlidir. Kas yapısı mükemmeldir. En belirgin özelliklerinden biri de ışıkta parlayan ve değişen metalik altın rengidir. Günde 180 – 200 kilometre koşabilen, üç gün susuz kalacak kadar dayanıklı ve manevra yeteneği yüksek olan Ahal teke atı, hiçbir atta görünmeyen renk değişikliğiyle dikkat çekmektedir. Ahal Teke atlarının özellikle gözleri çok berrak ve güzeldir. Şairler onu “Kız bakışlı atım” diye tarif ederler. Derisi ve toynağı parlar. Kuyrukları kısadır. Burnu, boynu ve ön ayakları uzundur. Karnının içi, burun deliği ve alnı geniştir. Bakışları çok güzeldir. Hisleri, sezgileri çok kuvvetli olup sahibini ıslığından, sesinden veya kokusundan tanıyabilirler. Ahal teke atı, sıra dışı fiziksel gücünü ve duyarlı özelliğini Orta Asya ülkelerinin kendine özgü doğa koşullarından almıştır. Bölgede yer alan ve bölgenin %90 teşkil eden Karakum çölünün de etkisiyle sert iklim koşulları olan aşırı sıcak, kuru soğuk ve kuraklık bu ırkın dayanıklılığını geliştirmiştir. Ahal teke atı, parlak ve değişken metalik altın rengi ile dünyanın en güzel at ırkı olarak kabul edilir. Bir ömür boyu sadece tek bir biniciyle koşacak kadar duygusal, sanki bir attan daha fazlasıymış gibi dik ve heybetli bir duruşa sahiptir.

Ahal teke atı, birçok at ırkının gelişimini etkilemiş ve binlerce yıldır kendine has özelliklerini ve türünün saflığını koruyabilmeli başarmıştır.

Türkmenistan’daki en eski kalıntılardan birisi olan Pazirik Kurganı’nda bulunan Pazirik Halısı, son derece ince işlenmiş at ve binici detayları ile bezenmiştir. Oğuz Han’ın devlet armasının da işli oldu bu halıdaki işçiliğin atlarla bezenmiş olması da halıcılık sanatı ve atçılığın Türkmenistan’da çok eski dönemlerden bu yana var olduğunun kanıtıdır.

Kaynaklar:

https://www.turktoyu.com/turkmenlerin-hayatinda-kulturunde-…

https://www.atveinsan.com/ahalteke-ati-turkmen-bedevi-m6863…

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Ahal_Teke

https://www.ipekyoluasya.org/ahal-teke-atlari/

https://www.google.com.tr/…/haber-ahal-teke-atlari-akhalt…/…

 

PFERDE

Kommentar hinterlassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

%d Bloggern gefällt das: